29 Nisan 2009 Çarşamba




eveeet.oldukça güzel günler geçiriyorum.




Annemin gelmesiyle odamın ve evimin temizlenmesi ve en son alışverişimde aldığım tüm her şeyi bitirmemle eskiye ait anılarım da biraz silindi gibi hissettim.(evet yıkanınca da "yeni bir sayfa açmış" gibi hissederim)"klişe" demek istedim şimdi..fransızca bir kelime olması ayrı bir sempati yaratıyor efendim.




Annem döndükten sonra burada tam bir buçuk ayım kalıyor ve tabii ki "dönmeden yapmam gerekenler" listem henüz bitmedi.Bu istikrarımla zafere ulaşacağım.İnanıyorum.




Dün gece normal bir yurdum insanı olarak bilgisayarımı açıp maillerime bakmak istedim (yalan söyledim,tamam bilgisayarım zaten açıktı.İnternete yatmadan önce göz atan kuul kız olamıyorum evet..ne yazık..)..Mailimde 3 okunmamış ileti olduğu yazıyordu ..Büyük bir heyecanla açtım ve karşıma çıkan bu görüntü beni bir süre hayatı sorgulamaya ve neden ben gibi düşüncelere itti.Bu bir mesaj mıydı? haha..printscreen yaptım ve sadece paylaşmak istiyorum..Çok etkilendim tanrım!haha.




23 Nisan 2009 Perşembe

başlık.

Bir sürü bir sürü şey yazmak istiyorum ama blogu açar açmaz tüm kelimelerim yok oluyo..:/
Saatlerce telefon konuşması yapmak benim de hoşuma gider ama yanımdaki arkadaşımı arayan ve saatlerce konuşanlardan hoşlanmam.Oysa ki biz nutellalı kek yapacaktık..Beklemek zorundayım.Bu aralar her şeyi yemek istiyorum ," ho le mie cose" de diyebilirim.Yarın sabah annemi Venedik'ten almaya gideceğim ve ilk defa annemle yurt dışında yanyana bulunmuş olacağız..Çok mutluyum 6 aydır görmüyorum annemi...Bir gün yolunuz Venedik'e düşerse"Bellini" içmelisiniz..Ve de mutlaka "spritz" denen yöresel içkiyi denemelisiniz..Dönüşüm yaklaştıkça yapmak istediklerim çoğalıyor ve zamanım yetecek mi diye düşünüp üzülüyorum,canımı sıkan ya da sıkmaya elverişli tüm şeylerin listesini tüm konulardan daha hızlı yazıya dökebilirim. Artık bi sevgilimin olmayışına rağmen hala varmış gibi hissediyorummm lalalalalaaaa!!

21 Nisan 2009 Salı

Don't stop til you get enough!

Güzel başlangıçlar yapıyorum...Az da olsa değiştirdim, istediğim yöndeyim,yürüyorum...Dönünce yapmak istediğim bir dolu şey var...Umutluyum,mutluyum...Çok klasik bir yazı yazdığımı biliyorum ama bu babamla msn'de konuşmamdan daha ilginç bir şey değil..ya da telefonunda "kızım"yerine ismim ve soyadımla bir bütün olarak kayıtlı olmamdan daha seviyeli olmadı..babam çok komik bence.Özledim onu.Kabak yapmaya gideceğim..üşenirsem de yapmam.

19 Nisan 2009 Pazar

feel the rain on your skin

Yeni bir gün,yeni bir sabah..Bu aralar çok sıkıntılı olduğumu herkese anlatıyorum ama çok az kişi benim neye ihtiyacım olduğunu anlayıp ona göre cevap veriyor..Bu sabah uyandığımda eskisi kadar canım sıkılmadı çünkü ilk olarak en çok canımı sıkan ve günlerdir hatta aylardır kaçtığım "ders eşleştirme" kağıdının bir taslağını yaptım..Sorun şu ki dersler ve krediler çok alakasız..Bu da canımı sıkıyor..Okul uzayacak kredi alamayacağım bu sene filan diye ama işte iyi tarafı daha bile fazla aslında burda olmamın..Bu sene buraya gelmeseydim tecrübelerimi oluşturan hatalarımı yaşamayacaktım..Öğrenemeyecektim bir şey..Gerçekten çok şey öğrendim aslında..Ben yurt dışında okuyacağım dediğimde direk "yaşın büyüsün öyle git kızım." diyen bir ailenin sözünü dinleseydim,yaşım ileri olduğunda ve geldiğimde çok daha büyük sıkıntılar çekecektim..Çünkü uzaktan her şey güzel görünürken,alışmamız gereken de bir sürü şey oluyor..Şimdi yalnız kalmak,yurt dışında okumak ya da paranın ne derece gerektiğini daha iyi biliyorum ve bir fikrim var..Ya da dili ne derece bilmemiz gerektiğini ya da nasıl geliştirebileceğimizi..Böylece kendimi biraz olsun iyi hissettim...Dün gece yatarken inanılmaz mutluydum gerçekten..Yanımda birinin uzanmaması canı sıkmadı..Sabah ya da öğlen vaktini sevmiyorum,buradayken,bu evdeyken saat 10-11den sonra tüm can sıkıntım ilginç bir şekilde azalıyor ve ışığı kapatıp üstümü de kalın bir battaniye ile örtüp yatağımda uzanmak beni aşırı huzurlu hissettiriyor..Normalde İstanbul'dayken hiç böyle bir şey yaşamadım..Aksine akşam olunca üzülürdüm...
Hiçbir zaman kendime güzel bir sofra hazırlayayım diye düşünmek bir yana,ne yediğimi ya da tabağımın nasıl göründüğünü önemsemedim ..Arkadaşlarımdan güzel yemek hazırlayanlar,ya da yemeklerine sos dökenler ya da birkaç baharat atanları şaşkınlıkla izlerim çünkü benim aklıma asla gelmez..Onların yediklerinin aynısını,hazırladıkları sosların aynısını evde yapmayı denerim ama aynı tat olmaz,nedendir?..Bir de ben çok dağınığım,napıcam bilmiyorum..Günlerdir sabah kahvaltım nutella-ekmek ve çay..Ama bugün kendime makarna değil başka bir yemek yapacağım..Bu pazarı sevdim..
Çok klişe ama Türkiye'ye dönünce spora başlayacağım (la la laaa)..

18 Nisan 2009 Cumartesi

Morrissey -Everyday is like sunday.

Her şeye devam ama farkında olmadan gün sayma...Çok fazla para harcıyorum ve kendimi iyi hissetirmek için ürettiğim bahaneler oldukça işe yarıyor..Dün gece kafamı dağıtmak için arkadaşlarımla "disko" adı altında bir yere gittim..İçeriye girerken binbir türlü üç kağıtla uğraştık,şayet giriş kartınız yoksa 20 euro gibi bir miktar ödeniyor..Ama ben ve arkadaşlarıma,çok sevgili italyanlar başka insanların kartlarını verdiler ve sahte kimliklerle giriş yaptık..adımı sorarlarsa "İrene C." olduğumu söyleyecektim(soyadını vermek istemiyorum,hah.)..Bu kadar zorluklarla içeri girince çok büyük bir şey bekledim ama gördüğüm manzara binlerce paçoz gencin dansettiği ,bir şantiyeyi andıran rezalet bir yerdi..Fazla önemsemedim,gece devam ediyor birkaç içkiyle burayı hayal gücümle süsleyebilirim dedim. Bara gittiğimde içkilerin çok pahalı olduğunu gördüm ama gene kendime "aaa son günlerin boşver,eve bikaç gün alışveriş yapmazsın,ortayı bulursun.Hem moralin bozuk."diyerek gazı verdim ve pahalı içkiler içtim.Bir süre sonra hepimiz,tüm mekan deliler gibi dans ediyordu.Paçoz dediğim sürüye ben de katılmıştım.birkaç gay el ele tutuşuyorlardı, çevremde bir halka oluşturdular."Tüm dünya kardeş olsun,kimse dışlanmasın"sloganıyla dans ritmime hız veren ben,kayan görüntüde arkadaşlarımı tam seçemiyordum..Arkadaşımın çantasını çaldılar,defalarca her yere baktık bulamadık..Saat 6da eve döndüm ve güzelce uyuma hayalleriyle yatağa girdim.Alkolün en sevdiğim yanı çok tatlı bir şekilde uyumak..UYKU ve benim aramda ayrı bir ilişki var..Seviyorum onu,ama çok geç kalkınca tüm günüm yandı bitti öldüm diye kendimi parçalıyorum.Bu nasıl bir tezat?..Ama sağolsun ev arkadaşım saat 1de "ciaooooooooooo" diyerek eve hızlı bir giriş yapıp camları sonuna kadar açıp,birkaç arkadaşıyla kahkahalar eşliğinde yemek yedi..Beni de davet etti ama istemedim.Saat 1den beri yatağımda onların gitmesini ve aşağı inip yemek yemeyi hayal ediyorum.Biraz önce gittiler ama hala aşağıda biri var....Artık her gün bana pazar günü gibi geliyor..Düzenimin bozulmasını sevmiyorum..Belki bugün film izlerim..Ama çok içim sıkılıyor,yalnız kalmak istemiyorum ve sanırım ben herkesi özledim..

16 Nisan 2009 Perşembe

.....

Amacım duygusal bir yazı yazmak değil..acındırma filan değil çok başka bi şey..az önce ayrıldık ve ben en son zamanlarımı en son olduğunu bilmeden yaşadım..Bavulları yerleştirip geri gelecekti sarılıp öpücektim ve gidecekti..Ama bavulları yerleştirirken kapı kapandı,o anki duyguyu anlatamam..cama doğru geldiğinde tren hareket ediyordu bile ve yüzünü hiç unutmicam..hayatımda çok nadir yaşayacağım bi duygu yaşadım,resmen bir şeyler kopuyor dersin ya içimden..öyle oldu be..son kez sarılamadım..daha mı iyi oldu bilmiyorum..sonra birden ağlamaya başladım tren hareket ederken ben orda kıpkırmızı bi suratla bi süre oturdum ve sadece ağladım..yüzümde kırmızı küçük sivilcemsi şeyler oluştu hatta..çok kötü bi şey bu be..cidden şuanda yanan gözlerimle yazdığım bu yazıyı normal bi zamanda olsam yazamam heralde,dalga bile geçerim ama gerçekten inanılmaz üzgünüm..sevmiyorum ayrılıkları..bir daha hiç bir zaman eskisi gibi olunacağına da bir daha görüşüleceğine de bağın koparılmayacağına da inanmam..Travis dinliyorum bol bol..iyi geceler...

13 Nisan 2009 Pazartesi

Bas Sesini Severim,Her Sabah Onunla Uyanmak İsterim

Evet bu günlerde inanılmaz bakımsız oldıuğum gibi çok da dengesiz beslenmekteyim..Kendime inanamıyorum,bundan yaklaşık bir ay önce bir ev arkadaşım olduğundan dolayı ayıp olmasın diye 10 günde bir dolabımızı doldururduk fakat o gideli 3 hafta oldu ve sadece bir kere alışveriş yaptım aldıklarım da üç günde filan bitti..Günlerdir ordan burdan otlanan biriyim,mesela dün arkadaşım evinde akşam yemeği verdiğini söyler söylemez gittim ve karnımı doyurdum,alışveriş parasını ise şaraplara yatırmaktayım.Hahah öleceğim diye korkmuyor değilim sevgili insanlar..Fakat annem 24 nisanda yanımda olacak ve eminim beni ölümden kurtarır..Bana süper tatlılar ve yemekler yapacağı hayaliyle yaşıyorum..Bir de Knorr'u çok seviyorum ben,hazır çorbalarına da tapıyorum,hele de geçen gün Fransız olduğunu öğrendim daha bi sempatim oldu..Yaşasın Knorr!
Açlıktan midem gurulduyor(ne kadar zengin bir dil tanrımm -midesi guruldamak)..
**Haberim varrr! "Deezer" isimli bir site varmış,arkadaşımdan duydum sağ olsun benimle paylaştı..İstediğiniz kişinin tüm albümlerini online olarak dinleyebiliyorsunuz..indirilmiyor fakat kayıt olduktan sonra sabaha kadar bulamadığınız şarkıları ve albümleri dinleyebilirsiniz..Heheh..reklamı da yaptım içim rahat..Şimdilik arrivederci!

10 Nisan 2009 Cuma

With a Taste of a Poison Paradise...

Güne çok mutlu başladım.Mutluyum.Roma'ya gidemedik ama mutluyum çünkü cumartesi günü Venedik'e gideceğiz..
Buraya geldiğimden beri içmediğim çok nadir gece var..Bir de çok tatlı bir sarhoşum ben haha çok komik bir cümle ama sempatim var kendime yani..Zaten gülen bir insanken daha da bi gülüyorum çenem ağrıyor.Konuşmam oldukça yavaş oluyor ve genelde onaylıyorum çünkü tartışmaya üşeniyorum.Bir de kimseyi kıramıyorum falan filan..Sarhoş olduğumu da kabul ediyorum gayet."Yok değilim canım aaaa" demiyorum.Bir de ben "üstüme iyilik sağlık" demeyi çok severim.Hahah.Çok içtikten sonra hep yemek yemek isterim..Üç gece önce eve gelip mascarpone ve nutellaya daldım,dün ise saat 3te eve geldim ve makarna yaptım ve "dalgalandım da duruldum" şarkısı eşliğinde yedim..Evet çok sarhoştum ve sanki çok yaşlanmışım da "Feleğin çemberi"nden geçmişim gibi "binlerce güzel sevdim deeee en son sana vuruldummm" diyordum ,ben diyordum bunu(!) inanamadım..İnanılmaz eğlendim kendimle..
Bir de sarhoşken fotoğraflar çeken bir arkadaşım var,durmadan kendini çekiyor ve sabah hatırlamayarak uyanıyor,birlikte bakıyoruz ve o gözler o pozlar aaaa "tanrımmmm" demek istiyorum.Tanrı demişken aklıma Paskalya geldi..Bu insancıklar paskalya tatilinde şuan..Bana bile " Buona Pasqua" diye mesajlar geliyor..
Bu aralar çok Britney Spears dinliyorum..(Bkz.Karizmatik görünmeye çalışmak-the fool) haha.

9 Nisan 2009 Perşembe

Çok az Sabah Kaldı

Değişemiyorum ve bundan dolayı kötü hissetmem gerektiğini hissetmiyorumm..Bilmiyorum zararı en fazla bana dokunur..Gerektiği kadar üzülüyorum biraz daha üzülsem de bir şey farketmez sonra hemen geçer..Bilmiyorum gerçekten bilmiyorum zaman hızlı geçsin mi istiyorum? Evet hemen geçsin gitsin de sona gelsin istiyorum.Şimdi kahvaltı için bir şeyler almaya gidiyor(um)?.."nutella"..
Arandığımız zaman telefon direk açılsa ve kameradan görülsek ne komik olur? Yakalanırız hep ..Hiç de yalan söyleyemeyiz be çok sıkıcı..Çayım soğudu,Rus Örl Greyi içiyorum ama Rusları sevmem..Emtivi'de çalan müziklerden haz etmiyorum şuanda..mucuk

8 Nisan 2009 Çarşamba

why don't you come on over valerie!

Bugün kendimden beklemeyeceğim davranışlarda bulunuyorum,o kadar mutlu o kadar mutluyum ki anlatamam.Biri sırtımı okşasın ve bana aferin desin istiyorum.Annem geliyo ve benimle 1 hafta kalacak,buna gerçekten çok seviniyorum.Bir anne sevgisine ihtiyacım vardı evet..Gözümde arpacık çıkmasına hiç üzülmüyorum demek istesem de gayet üzülüyorum..Gözlerim yanıyo çünkü ağladım!! HAH! utanmam ki utanmamm..Amaaaa sanıldığı gibi sevgilim gidiyor diye değil bunu da belirtmek isterimm (!) .........

6 Nisan 2009 Pazartesi

La Vita Quatidiana é morta.

Dün gece burada erken yattığım nadir gecelerden biriydi..Sabah da erken kalkmak için filan değil,tam aksine hiç aklımda yoktu..fakat malum italya'daki deprem olayından dolayı birkaç defa arandım,sağlamım dostlarım..Benim şehrime 4 saat uzaklıkta bir yerde meydana gelmiş..neyse..gerçekten çok açım ve market üç adım ilerde olmasına rağmen pantolonumu giyip evden çıkmaya üşeniyorum hem de çok..ayrıca bir müze var burada,5 aydır 1 kere gittiğim ve yeniden gelmek istediğimi söyleyip her seferinde üşendiğim..sanırım bugün gidiyorum,evet! Ayrıca bugün halka açık bir kütüphane olan "Sala Borsa" isimli yüce yere gideceğim..istediğiniz 4 filmi 1 haftalığına ve istediğiniz 10 kitabı 1 aylığına alabiliyorsunuz hem de para ödemeden,yeme de yanında yat demek istiyorum..Biraz da İtalyanca çalışacağım orda..Sonra da akşam arkadaşıma giderim lay lay !arrivederci...

gece kısa oldu

Hayatta isabetleri seviyorum.Çok güzel bir karar aldığıma inanıyorum,bir de uygulayabilirsem çok mutlu olacağım..Kendimi başkaları için fedakarlığa bu kadar açık olmaya kapıyorum.Kendimle barışığım ve kendi planlarım var.Aaa kusura bakma duymadım dediğini Fernando,bize katılsana yani nasıl istersen(?) ...iyi geceler!

5 Nisan 2009 Pazar

God is gonna cut you down.

ciddi anlamda bir sorunum var..buluşmanın sonuna gelince farklı bir yaratığa dönüşüyorum,gerçekten çok sinir bozucu oluyorum,gözlerim doluyo gibi oluyo,uzaklara bakıyorum sürekli,dudak büzük ve çaresiz kız hareketleri..hayır yani ne gerek var?? bi de kendimi ezmeye cidden bayılıyorum,insanları da haketmezlerken çoğu zaman,sırf o içimdeki garip istek yüzünden övüyorum..sevgililerle ilgili pek güzel hikayelerim olmadı henüz çok gencim ama anlaşılıyor tabii bir ilişkide nasıl bir davranış sergilediğiniz,çünkü değişeceğim deseniz de olmuyo aynı oluyosunuz öbür ilişkide de..ve benim dilim yanacağa benziyor bu kulvarda sevgili izleyiciler..yok yani yok cidden anlamıyorum,nefret ettiğim bi kız oluyorum ve benden korkuyolar,hem de bayaa..çünkü onlara çok ihtiyacım varmış,onlarsız yaşayamazmışım,tüm hayatım onlarmış gibi davranıyorum..halbuki hayır ya sevgilimden uzaktayken sürekli ondan bahseden bi kız olmadığıma inanıyorum,bu da o kadar da bağlı olmadığımı gösterir..konuşmuyorum ama çok çok düşünüyorum..bunu onlar da söylüyolar..boşver yaa yaşa anı olamıyorum çok acaip bi depresyona giriyorum yanlarında ve çekilmez biri oluyorum..kendimden hoşlanmıyorum yaa..herkes yapıyo mudur hata :/ çok mutsuzum şuanda ..değişemiyorum ve şuanda benim hakkımda ne düşündüklerini düşündükçe daha da depresif oluyorum..evimden,yanımdan ayrıldıktan sonra "ohh" demesini istemiyorum kimsenin,aksine "ahh" demesini iç çekmesini beni görmek için sabırsızlanmasını istiyorum evet deliyim ben..umarım bigün beni biri bu gereksiz manik depresif tavırlarımla da sever..sever mii?? çok kötü çok..yani şuandaki ruh halimi anlatamam..tam bir loser'ım ilişkilerimde..oysa diğer kızlar nasıl da yürütüyolar ve peşlerine takıyolar.nolurdu hafif ukala ve kendin güvenen biri olsaydım..kendime güvenir taklidi yapsam filan?? durmak istemiyorum yazmak istiyorum ama yazılarım da kötü oluyor çünkü garip biriyim ben..açım dün akşam yemeği yemedim..bira içtim bol bol..sonra da "amaaan çarpmadı ki o kadar içtimm lanet olsun" diyordum ..şimdi anlıyorum ki gayet çarpmış yani..içmesem mi? ama hayat da çekilmez öyle..hem çok ucuz bee burdaki markette..herhalde bugün de makarna yiyeceğim,bugün de uyuz gıcık triplere giren ilişki yaşamasını bilmeyen kız olacağım,bugün de çay içeceğim,bugün de sex and the city izleyeceğim..bugün gene bakmayacağım hangi dersleri seçsem diye..içim sıkılıyo..yardıma ihtiyacım var yoksa ben genç yaşta yaşlanacağım.....

3 Nisan 2009 Cuma

push the button,change the channel (!)


acaba bir insan ne kadar zamanda, nasıl değişir? değişmeyi gerçekten istiyor mudur? ya da gerekli midir? bazen tamamiyle başka bir insan olmak istediğimi düşünüyorum..

Güzel zamanların çabuk geçmesini sevmiyorum,5 gün sonra bir aksilik olmazsa Roma'ya gideceğim,mutluyumm..ama haziran gelsin ülkeme döneyim de istiyorum bi yandan..bi yandan da geri gelme planları yapıyorum..yeni aldığım kararları uygulayamamama çok gülüyorum..aslında o kadar da zor değiller..

Şuanda çok mutluyum ama 5 dakika sonra da mutlu olacağıma söz veremem..

Bugün marketten cips aldım akşam seksenddısiti izlerken kolamla beraber yiyeceğim(anlatım bozukluğunu düzeltiyorum:kolamı içeceğim cipsimi yiyeceğim)..

Bi de hazır çorba aldım buraya özgü..bakalım nasılmış,bi yapiyim ben..

1 Nisan 2009 Çarşamba

ceretta ceretta (!)




naciye'yi kim sevmez?


ağda yapmayı kim sever? demek istiyorum.Şayet reklamlarda ağda yapıldıktan sonra pürüzsüz bacaktan aşağı doğru eşarbımsı bişeyin kaydırılmasını hiç anlayamamışımdır.Kıllar çok uzun olsa da kaymaz mı sanki? hehehe.evet bunu düşünüyorum ben.